Ana içeriğe atla

Anne Olmak!

Hamilelik Bir Hastalık Değil, Bir Hazırlık Sürecidir.



Anne olmak çoğu zaman toplumda “bir anda oluvermesi gereken” bir kimlik değişimi gibi anlatılır. Oysa gerçekte annelik, özellikle de hamilelik süreci, bir hazırlık dönemidir. Bu hazırlık sadece bebek odası kurmak, kıyafet almak ya da doğum çantası hazırlamak değildir. Asıl hazırlık, zihinsel ve bedensel uyum sürecidir.


Ne yazık ki hamilelik hâlâ birçok kadına “hassas, kırılgan, sürekli dikkat edilmesi gereken bir hastalık hali” gibi sunuluyor. Sürekli uyarılar, korkutmalar, “aman şunu yapma”, “aman bunu yeme”, “aman yat, aman kalkma” cümleleri… Oysa doktorunuzun özel bir risk belirtmediği durumlarda hamilelik, yatağa bağlanarak değil, hayatın içinde kalarak çok daha sağlıklı ilerler.


Bu sürecin temel anahtarı hazırlıktır. Hamileliğin 3. ayından sonra mutlaka bir “alınacaklar listesi” yapmanız gerekir. Ancak bu liste, sosyal medyada gördüğünüz her ürünü sepete atmak anlamına gelmez. Bugün hamilelik ve bebek sektörü, pazarlama açısından inanılmaz büyük bir alan. Her gün “olmazsa olmaz” diye sunulan onlarca ürünle karşılaşıyoruz. Oysa gerçek şu: Herkesin ihtiyacı farklıdır, her bebeğin ihtiyacı farklıdır ve her evin düzeni farklıdır.


Bu yüzden ürün seçerken mümkün olduğunca araştırarak ilerlemek gerekir. Sadece influencer yorumlarına değil, ürün içeriklerine, güvenlik bilgilerine, hatta mümkünse bilimsel kaynaklara (Google Akademik, PubMed gibi) göz atmak çok daha sağlıklı bir yaklaşımdır. “Bu ürün gerçekten gerekli mi?” sorusu sizi hem gereksiz masraftan hem de gereksiz kalabalıktan kurtarır.


Hazırlığın bir diğer önemli parçası da doğum çantasıdır. Doğum çantasını son haftalara bırakmak, çoğu zaman stresi artırır. Çünkü bebekler takvim sevmez. Bu yüzden doğum çantanızın en geç 35. haftada hazır olması çok ciddi bir rahatlık sağlar. Hazırlık bittiğinde zihniniz rahatlar; zihni rahat olan bir beden süreci çok daha sakin taşır.


Bir başka önemli konu: Doğum videoları. İnternette dolaşan doğum videolarının büyük bir kısmı, insanı bilinçlendirmekten çok korkutur. Çünkü genellikle en zor, en dramatik anlar paylaşılır. Oysa her doğum farklıdır. Bunun yerine yapabileceğiniz çok daha sağlıklı bir şey var: Kendi doğum anlayışınıza uygun bir doktor bulmak ve onun bilgilendirici anlatımlarını takip etmek. Bilgi korkuyu azaltır, belirsizlik ise korkuyu büyütür.


Bu süreçte mutlaka bir gebe eğitimi alın. Gebe okulu olur, online eğitim olur, yüz yüze eğitim olur… Fark etmez. Doğumda bedeniniz ne yapacak, siz nasıl destek olacaksınız, nefes nasıl kullanılacak, doğum sonrası sizi ne bekliyor… Bunlar doğum anında öğrenilecek şeyler değildir. Önceden öğrenilir, önceden sindirilir.


Ve belki de en önemli cümle: Hamilelik hastalık değildir. Elbette dikkat edilmesi gereken durumlar vardır, elbette bazı kadınlar daha hassas bir süreç geçirir. Ama genel olarak ne kadar ayakta, ne kadar aktif, ne kadar “hayatın içinde” kalırsanız, süreç o kadar yönetilebilir olur. Hamilelik bir geri çekilme değil, bir uyumlanma ve güçlenme dönemidir.


Film / Müzik Önerileri

  • Yiruma – River Flows in You
  • Ludovico Einaudi – Nuvole Bianche
  • Hans Zimmer – Cornfield Chase (Interstellar)
  • Yann Tiersen – Comptine d’un autre été

Öneriler

  •  3. aydan sonra bilinçli bir alışveriş listesi oluştur.
  • Ürünleri reklama göre değil, araştırarak seç.
  • Doğum çantanı 35. haftaya bırakmadan hazırla.
  • Doğum videosu yerine doktorunun anlatımlarını dinle.
  • Gebe eğitimi al.
  • Kendini hasta gibi değil, hazırlanan biri gibi gör.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tersten Yaşamak

  Tersten Yaşamak – Can Yücel https://www.sofrabezi.com/2018/09/ksa-hikayeler-tersten-yasam.html Yaşamın en tatsız tarafı sona eriş şeklidir.. Şüphesiz ki yaşamı tersten yaşamak Daha güzel, hatta mükemmel olurdu. Nasıl mı? Camide, musalla taşında uyanıyorsunuz. Bir tahta sandık içerisinde, Herkes karşınızda saf durmuş, iyiliğinize dua ediyor ve tüm haklar helal edilmiş vaziyette. Tabuttan doğruluyorsunuz, yaşlı, olgun ve ağırbaşlı olarak. Herkes etrafınızda, büyük bir itibar, iltifatlar, çocuklar torunlar hepsi hazır. Arabanıza kurulup evinize gidiyorsunuz. Doğar doğmaz devlet size maaş bağlıyor, aylık veya üç ayda bir maaşınızı alıyorsunuz. Ne güzel, hazır maaş, hazır ev…. Altmışlı yaşlara kadar her şey garanti, huzur içinde yaşıyorsunuz. Sağlığınız gittikçe düzeliyor, kaslar güçleniyor, kuvvetleniyorsunuz. Bir gün çalışmak istiyorsunuz ve işe ilk başladığınız gün size hoş geldin hediyesi olarak bir plaket ve altın kol saati veriyor patronunuz.. Genel Müdürlük veya bunun gibi yüks...

Taşınma Rehberi

Öncelikle bu yazıda taşınmadan önce, taşınma esnasında ve sonrasında yapılması gerekenler tecrübeye dayalı olarak kısa bir tavsiye niteliğinde hazırlanmıştır. Sizlere kolaylık sunması dileğiyle... https://www.which.co.uk/news/2021/01/can-you-move-house-during-the-coronavirus-lockdown/  sitesinden alınmıştır.

Kaybetmeden Kaybediş

Senden kalan her ne varsa,  Her birini tek tek hatırlamak için şimdi saatlerce sessizce oturup bir köşede uzun uzun dalıyorum... Belki bir ses hatırlarım, belki bir gülüş içimdekileri biraz olsun dindirir diye... İlk gittiğin o günden beri sesinin minicik bir tınısı bile gelmiyor kulağıma.   Çok dua ettim, bir an olsun hatırlasam diye ama olmadı işte. Sen varken de seni özlemek nasıl bir şey biliyor musun? Çok özlemek eski seni, Ruhuna dokunmak istemek ölesiye. Fakat bir türlü kavuşamamak... Anlatıldığı gibi değilmiş o işte, Öyle kolay da değilmiş. Her baktığında bin kere ölmek gibiymiş, Ölmek isteyip isteyip de ölememekmiş. Boğazına bir şey düğümlenirken yüzünde bin tebessüm göstermeye çalışmak nasıl  biliyor musun? Ellerin arkanda kanlar içinde, Ama sen o acıyı daha büyük bir acı hissettiğinden yaşayamıyorsun sanki. En sevdiğinin gitmesini istemenin acısını sadece bunu en derinden sevdiği halde gerçekten istemek zorunda kalan bilir. Kimseler hikaye anlatmasın, Kimse nas...