Senden kalan her ne varsa, Her birini tek tek hatırlamak için şimdi saatlerce sessizce oturup bir köşede uzun uzun dalıyorum... Belki bir ses hatırlarım, belki bir gülüş içimdekileri biraz olsun dindirir diye... İlk gittiğin o günden beri sesinin minicik bir tınısı bile gelmiyor kulağıma. Çok dua ettim, bir an olsun hatırlasam diye ama olmadı işte. Sen varken de seni özlemek nasıl bir şey biliyor musun? Çok özlemek eski seni, Ruhuna dokunmak istemek ölesiye. Fakat bir türlü kavuşamamak... Anlatıldığı gibi değilmiş o işte, Öyle kolay da değilmiş. Her baktığında bin kere ölmek gibiymiş, Ölmek isteyip isteyip de ölememekmiş. Boğazına bir şey düğümlenirken yüzünde bin tebessüm göstermeye çalışmak nasıl biliyor musun? Ellerin arkanda kanlar içinde, Ama sen o acıyı daha büyük bir acı hissettiğinden yaşayamıyorsun sanki. En sevdiğinin gitmesini istemenin acısını sadece bunu en derinden sevdiği halde gerçekten istemek zorunda kalan bilir. Kimseler hikaye anlatmasın, Kimse nas...