Hamilelik Bir Hastalık Değil, Bir Hazırlık Sürecidir. Anne olmak çoğu zaman toplumda “bir anda oluvermesi gereken” bir kimlik değişimi gibi anlatılır. Oysa gerçekte annelik, özellikle de hamilelik süreci, bir hazırlık dönemidir . Bu hazırlık sadece bebek odası kurmak, kıyafet almak ya da doğum çantası hazırlamak değildir. Asıl hazırlık, zihinsel ve bedensel uyum sürecidir. Ne yazık ki hamilelik hâlâ birçok kadına “hassas, kırılgan, sürekli dikkat edilmesi gereken bir hastalık hali” gibi sunuluyor. Sürekli uyarılar, korkutmalar, “aman şunu yapma”, “aman bunu yeme”, “aman yat, aman kalkma” cümleleri… Oysa doktorunuzun özel bir risk belirtmediği durumlarda hamilelik, yatağa bağlanarak değil, hayatın içinde kalarak çok daha sağlıklı ilerler. Bu sürecin temel anahtarı hazırlıktır . Hamileliğin 3. ayından sonra mutlaka bir “alınacaklar listesi” yapmanız gerekir. Ancak bu liste, sosyal medyada gördüğünüz her ürünü sepete atmak anlamına gelmez. Bugün hamilelik ve bebek sektör...
Bir zamanlar, bütün duyguların yaşadığı bir ada varmış: Mutluluk, Üzüntü, Bilgi ve tüm diğerleri… Aşk da dahil. Bir gün, adanın batmakta olduğu duygulara haber verilmiş. Bunun üzerine hepsi, adayı terk etmek için sandallarını hazırlamış. Aşk ise adada en sona kalan duygu olmuş, çünkü mümkün olan en son ana kadar beklemek istemiş. Ada neredeyse battığı sırada, Aşk yardım istemeye karar vermiş. Zenginlik, çok büyük bir teknenin içinde geçmekteymiş. Aşk, "Zenginlik, beni de yanına alır mısın?" diye sormuş. Zenginlik, "Hayır, alamam. Teknemde çok fazla altın ve gümüş var, senin için yer yok," demiş. Aşk, çok güzel bir yelkenlinin içindeki Kibir'den yardım istemiş: "Kibir, lütfen bana yardım et!" Kibir ise, "Sana yardım edemem Aşk. Sırılsıklamsın ve yelkenlimi mahvedebilirsin," diye cevap vermiş. Üzüntü yakındaymış ve Aşk ondan da yardım istemiş: "Üzüntü, seninle geleyim." Üzüntü: "Of Aşk, o kadar üzgünüm ki... yalnız kalmaya ...